***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

19 Kasım 2014 Çarşamba

Füsun Demirel röportajımdan notlar

Füsun Demirel’in özellikle en son izlediğim dizisi “Yalan Dünya”daki karakterinin de etkisiyle, çok hareketli bir yapıya sahip bir kişi olduğunu düşünürdüm. Bu yanlış düşünce ben de çok sık olur, oda ayrı bir konu ya neyse... Anne Bebek Dergimizin röportaj fotoğraflarını çekmek için çocuklarının okulunun bahçesinde buluştuğumuz Füsun Hanım meğer ne kadar durağan bir yapıya sahipmiş. Sessiz, sakin diye tanımlayabileceğimiz bir karakterdeymiş kendisi. Bu düşüncemi dile getirdiğimde ise evet, öyle diyenler oluyor diye cevap verdi. Bir de ekledi; içimdeki bu sakinliği oyunculuğumla atıyorum. Bir dışa açılma durumum oluyor…

Füsun Hanım, geç yaş hamile kalarak bu süreçte anne olmayı düşünen birçok kadına haydi inat etme, yaşın geç değil, yapabilirsin mesajını vererek, erken bir doğumla ama sağlıklı bir şekilde ikizlerini kucağına alan annelerimizden…

Son güne kadar daha doğrusu hareket edebileceği vakte kadar çalışan ve bunu da tavsiye eden Füsun Hanım’la hem anneliği hem de işleri konuştuk… Aralık sayımızda okuyabilirsiniz. Tanıştığıma çok memnun olduğum, mutlu olduğum, keyif aldığım bir kişi oldu kendisi. Bir kez daha bir araya gelip uzun uzun sohbet etme sözü aldım kendisinden. En kısa zamanda yanına yine uğrayacağım ve notlarımı sizlerle paylaşacağım.

Füsun Demirel, aralık ayında Engin Günaydın’ın yazdığı bir komedi filmi ile karşımızda olacak. Son dizisi “Yalan Dünya”nın bittiğine üzülen, bu filmi anlatırken ilk iş heyecanıyla paylaşan biri olarak bizi izlemeye gelin diyor.

“İçimdeki Ses” filminin konusu ise şu şekilde:
Kendi dünyasında yaşayan ve özgüveni yetersiz bir yazar olan Selim (Engin Günaydın); yalnızlıktan
kurtulmak için son çare olarak umreden yeni dönmüş annesiyle birlikte yaşamaya karar verir. Selim’in, spor salonunda yaptığı bir sakarlık, hayal bile edemeyeceği kadar güzel ve zengin olan Ayşıl’la (Leyla Tuğutlu)  tanışmasına sebep olur. Selim’e aşık olan Ayşıl, Selim’in annesi Mehpare’nin (Füsun Demirel) gözüne girmek için Mehpare ve tayfasıyla, komik ve eğlenceli bir yolculuğa çıkar.

Yapımcılığını, “Vay Arkadaş”, “Galip Derviş”, “İçimdeki Ses” gibi projelere imza atan Barakuda Film’in üstlendiği “İçimdeki Ses”; 30 Ocak, Cuma günü vizyona girecek.

İyi seyirler,



  

16 Kasım 2014 Pazar

Büyükada her mevsim güzel



Kışın Ada’ya gidilir mi sorusuna “Evet” diyorum elbette. Ada her mevsim ayrı yaşanabilecek bir güzelliğe sahip benim gözümde. Hava güzel olduğunda sakin sakin yürüyüşler yapabilir ve bisiklete ya da faytona binebilirsiniz evet ama kışında aşk tazelemek için, dinlenmek için, şehrin patırtısından kaçmak için de gidebilirsiniz. Ada’nın keyfine bir de kışın varın ve kendinize özel bir gün hediye edin diyerek geçen hafta gittiğim ada notlarımı sizlerle paylaşıyorum. 1,5 saat süren yolculuk sonrası kendinizi dinlenmeye bırakmak içi hafta sonu planınızı şimdiden yapın.

Nerede konakladım?
Yazın Evrim Solmaz ile röportajımızı Büyükada’da gerçekleştireceğimiz zaman internetten bakıp, fotoğraflarının güzelliğine kanıp röportajımız ve çekimlerimiz için uygundur diye gittiğim, giderken de umarım fotoğraflarındaki gibidir diye düşündüğüm otel olan ADA PALAS BUTİK OTEL’de konakladım,  çünkü fotoğraflarından çok çok daha güzel, konforlu ve tarihi dokusu beni kendine hayran bırakmıştı yazın ve bu sefer keşif yapmak için geldiğim Ada’da hiç düşünmeden burada konaklamayı tercih ettim. Şiddetle size de önerebilirim. (Bir sonraki postumda otelin sahibi Zeynep Sarıkaya ile yaptığım röportajımı da paylaşacağım)

Neden tavsiye ederim?

Ben ıssızlıktan korkan bir yapıya sahibim, bu yüzden her zaman merkezi noktaları tercih ederim. Benim gibi düşünenler buraya gelebilirler. Otel hem merkezde hem de içeri adımınızı attığınızda küçük bir bahçesi var. Bahçenin yanında kapalı ama bahçeye dahil bir restoranı var. Akşamları romantik bir atmosferi sabahları da doyurucu bir serpme kahvaltısı var. Üstelik reçeller ev yapımı, yazın giderseniz de domates ve salatalılar da bahçeden.
merkezin dışında bir noktada. Çok güzel

Neler yaptım?
Ada dediğinizde akla gelen ilk üç aktivite; bisiklete binmek, fayton turu yapmak ve Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkmaktır. Ben de bunları yaptım elbette. Bisiklete bindim… Bisikletimi konakladığım otelin arka tarafında kalan Fehmi Bisiklet’ten kiraladım. Kesinlikle buradan kiralayın derim, çünkü sahibi size sadece bisikletini kiralamıyor, aynı zamanda Ada hakkında bilgiler vererek, nerede ne yiyeceğiniz konusunda fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Aya Yorgi Kilisesi’ne çıktım… Büyükada’nın Yücetepe’de bulunan Aya Yorgi Kilisesi’ne dik bir yokuşu ardınızda bırakarak ulaşıyorsunuz. Adanın merkezinden itibaren buraya yürüyerek gitmeniz imkansız değil elbette ama biraz zor. Bu yüzden ya faytonlarla ya da bisikletinizle belli bir noktaya kadar gitmenizi öneririm. Ben bisikleti tercih ettim, biraz yoruldum ama yaklaşık 1,5 saatin sonunda tepeye çıkıp, muhteşem ada manzarasını izledim. (Kilisenin son yokuşunun başında bisikletinizi park edip, yukarıya yürüyerek çıkıyorsunuz. Fayton ve bisiklet burada yasak). Kilise’nin kapanış saatine (16:00) denk geldiğimizden içine giremedim ama Kilise’nin yanında yemeğinizi yiyebileceğiniz, dinlenebileceğiniz restoranın da oturdum. O kadar yolu ardınızda bıraktıktan sonra burada dinlenmek size kesinlikle iyi gelecek. Çantanıza ufak tefek yiyecekler de atarsanız eğer yine tepede yiyebilirsiniz. Fayton turu yapmadım ama… Ben faytonun gezdiği yerleri bisikletimle dolaştığımdan ve sonrasında da keyifli bir yürüyüş yaptığımdan dolayı faytona binmedim ama adada bisikletle başa baş tercih edilen bir ulaşım aracıdır kendisi. Kahve molası verdim… Kahve Dünyası adanın çok güzel bir köşesinde, buraya kadar gelmişken keyifli bir kahve içmeden dönmeyin derim. Bu keyfin adresi de Kahve Dünyası olmalı. Yaz için daha uygun aktiviteler olsa da yağmursuz bir hava bisiklete binmeniz için yeterli olur, efor sarf edeceğinizden üşümezsinizde.

Yemek için nereye gittim?
Otelinizde yemek yemek istemezseniz Altın Fıçı Birahane’sine gidin derim. Salaş bir yer ve garsonları çok ilgili. Lezzetleri de çok güzel. Pişman olmazsınız. Birahane kelimesi sizi ürpertmesin salaş bir balıkçı aslında burası. Deniz ürünleri de gayet yenilir.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Anavarza Bal ile hem bilgilendim hem de yemek yaptım


Geçen hafta Anavarza Bal etkinliği ile Doors Akademi Arçelik Mutfağı’ndaydım. Bal ve arılar ile bilmediğim çok güzel dipnotlar öğrendiğim toplantının sonunda bir de mutfağa girip ballı iki lezzet yaptım.

Anavarza Bal etkinliğinde bir de Debra Roberts ile tanıştım. Kendisi dünyada Kraliçe Arı olarak bilinen Doğal Arıcılık Uzmanı. Hayatını arılara ve bala adamış biri.

Doğal Arıcılık Uzmanı Debra Roberts neler dedi?
Arıları, balı ve arıcıları Türkiye’nin ‘ulusal zenginliğinin’ bir parçası olarak adlandırabilirim. Amerika’da yaklaşık 2,5 milyon kovanımız bulunurken, Türkiye’de bu rakam, Teksas ve Güney Karolina’nın toplam büyüklüğü kadar ve 6,5 milyon kovandır. Türkiye’deki floral kaynaklar neredeyse Avrupa’nın tümünde bulunan floral kaynaklara eşit. Türkiye, her ikisi de kayda değer sayılan ve tedavi edici özellikleri olan tüm dünyada bulunan çam balının çoğunluğunu ve aynı zamanda kestane balının önemli bir miktarını üretmektedir. Türkiye’nin muhteşem arıcılar ve arı yaşamlarıyla birlikte dünyaya, aynı zamanda Amerika ve diğer ülkelerdeki birçok arıcı arkadaşıma, ‘aynı cinsten çiçekleri çiftleştirme’ fırsatı verecek olan Uluslararası Arıcılık Derneği-Apimondia konferansına ev sahipliği yapacak olmasından iftihar ediyorum.

Neler öğrendim?
  • Her kovanda sadece bir kraliçe arı olurmuş.
  • İşçi arılar, yumurtlayamayan dişi arılardan oluşuyormuş.
  • Arı ailesi milyonlarca arıdan da oluşsa da her arı kendi kovanını kokusundan tanırmış.
  • Aileye yeni katılan arılar için, eski arılar kovanın girişinde kovandaki kokuyu dışarı atarak yeni arıların yollarını bulmalarını kolaylaştırırlarmış.
  • Kraliçe arıların tek görevi çoğalmakmış.
  • Bir arı ömrü boyunca en fazla bir çay kaşığı kadar bal toplayabilirmiş.
  • Petek oluşturmak için tüm arılar bir araya gelip antenlerinden tutunarak petek görüntüsünü oluşturuyorlarmış.
  • Ölen arıları kovanın dışına taşırlar ve asla kovan da bırakmazlarmış.

Anavarza Bal ismi nereden geliyor?

1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Şti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın Kozan ilçesinde kurulan şirket, marka ismini bölgenin sembolü Anavarza Antik Kenti'nden alıyor. 

Neler yaptım?

Ballı Tavuk Kanatları

Tavuk kanat (350 gr, çizik atılmış), zeytinyağı (1/2 yemek kaşığı), soya sos (1/4 su bardağı), Ketçap (1/2 yemek kaşığı), Anavarza Çam Balı (1/2 su bardağı), sarımsak, (1 diş, püre), tuz, karabiber.

Tavuk kanatlarını diğer tüm malzeme ile birlikte karıştırın. 190 derecede ısıtılmış fırında tavuklar karamelize olana kadar yaklaşık 20 dakika pişirin.

Helva-yı Hakanı / Ballı Helva (Melcüt Tabbahin)
65 gr un, 65 gr pirinç unu, 65 gr nişasta, 65 gr tereyağı, 275 gr Anavarza Gurme Keven-Kekik Balı, süt.

Tereyağını tencerede eritin, yağ ısınınca pirinç unu ve nişastayı ekleyin ve kavurmaya başlayın. Unu ekleyin ve hafif ateşte kavurmaya devam edin. Diğer tarafta kekik balı ile sütü hafif ateşte bal eriyinceye kadar karıştırarak ısıtın. Kavrulmuş un karışımının üzerine şerbeti dökün ve birkez karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatarak 10 dakika pişirin. 

* Mehmet Fehmi Saman ve asistan şef Eren Sağlık’a lezzetli tarifleri için teşekkür ederim.

#anavarzabal #doorsakademi #arçelikmutfağı

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...