***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

31 Ocak 2014 Cuma

Ayşe Kulin’in yeni “Hayal”i…

Halkla ilişkiler alanının duayeni Betûl Mardin'den işadamı Rahmi Koç’a kadar pek çok tanınmış isimle ilgili anıların yer aldığı Ayşe Kulin’in “Hayal”i, 4 Şubat itibariyle okuyucuyla buluşacak. 

Ayşe Kulin okuyucusu ve özellikle de biyografi okumayı çok seven biri olarak bu kitap beni fazlasıyla heyecanlandırdı diyebilirim… Kendisi ile daha önce röportaj yapmıştım, (röportajımı okumak isterseniz tık tık) bir kez daha denk gelince yeni kitabı hakkında da kısa bir sohbet gerçekleştirdik..

25 sene boyunca yazar olma hayali kuran, bunun için çabalayan ve sonunda başaran, yazdığı kitapların bir mesajı olmadığını düşünen, kaldı ki kimseye örnek olmak için ya da tavsiyede bulunmak için yazmadığını her fırsatta dile getiren ama illa da bir şey çıkarılmak istenecekse 25 yıl çabalamış olmam düşünülebilir, diyen biri.

"Gizli Anların Yolcusu, Bora’nın Kitabı ve Dönüş’ün ardından –ki bu birbirini takip eden üçlü bir seri- ve sert kitaplar. Kendime eğlenceli bir kitap yazmak istedim. Dönüş’ün ardından yazmaya başladım hemen, öyle çok çalışmada gerektirmedi. Kitabın içine çizimler ekleme fikrinden dolayı biraz uzadı sadece.

Bu kitap hayatı öğreten bir kitap değil. Ama her kitap içinden görmek istediklerinizi çıkarmak sizin elinizde elbette. 

Kitapta adı geçen tüm isimleri hayatıma karıştıkları ölçüde yazdım. Adı “Hayal”, çünkü bir yazar hayal kurmadan yazamaz. İnsanlarda hayal kurmadan yaşayamaz… 

Hayal kurduğum müddetçe kitaplarda buluşacağız…"

28 Ocak 2014 Salı

Garajistanbul sahnesinde Göksel...

Geçen hafta cuma günü Garajistanbul'un sahnesinde Göksel vardı. Keyifli bir cuma akşamı yaşattı bana ve arkadaşıma kendileri. Güldük, bağırdık, hüzünlendik ve eğlenerek evimize döndük. Bir de "Ay iyiki de gelmişiz, çokta merak ediyordum canlı performansını..." dedik.

Daha önce Göksel'i canlı dinlememekle birlikte konser mekanı olarak Garajistanbul'a gitmemiştim. Tiyatro oyunu izlemek için iyi bir alandı, daha önce oyun izlemişliğim vardı ama konser için akustiği nasıl olurdu tam kestirememiştim kafamda. Konser için de iyi bir yer olduğunu söyleyebilirim. Taksim'de İstiklal'deki Galatasaray Lisesi'nin sokağının yakınlarında olan Garajistanbul'a Şubat ayında gidin derim. Yine birbirinden başarılı isimler yer alacak sahnelerinde çünkü. Listeye buradan ulaşabilirsiniz...

Neyse ben Göksel'e dönüyorum...
Şımarık bir kız çocuğu ile tanıştım konserde ve aynı zamanda en sevdiği işi oyun haline getiren biri ile. Göksel'den bahsediyorum elbette. Mimikleri, el kol hareketleri, duruşu, bakışı, o şarkıyı seslendirirken aldığı ruh hali... Özetle ben hem dinledim hem de izledim Göksel'i büyük bir keyifle. Bir daha gider miyim evet, size de gidin illaki gidin der miyim evet!

Eski şarkılarından, son albümüne kadar birçok şarkıyı seslendiren Göksel'in en favori parçam sözleri "Rüzgar okşa onun saçlarını benim yerime / Fısılda kulağına sevdiğimi / Rüzgar dolaş onun etrafında dön gel bana / Getir bıraktığı nefesi..."  diye sözleri olan "Rüzgar" şarkısı. Dinlemek isterseniz tıklayabilirsiniz...

Kıyafetine de bayıldım ayrıca yazmazsam olmaz. Çok cesurdu... Keyifle dinlediğim Göksel ile en kısa zamanda röportajda yapma isteğimin olduğunu belirterek bir sonraki konser etkinlik haberimde görüşmek üzere efendim derim :=)

24 Ocak 2014 Cuma

Gökhan Gönül röportaj notlarım

Daha önceki röportajlarımdan küçük bir farkı vardı bunun, çünkü bir futbolcu ile konuşacaktım. Oyuncular ve ses sanatçılarıyla genelleme yapabilecek kadar fazla röportaj yapmıştım geçmiş dönemlerimde ama bir futbolcu hakkında neyi nasıl anlatır konusunda pek bir fikrim yoktu açıkçası. Hazırladığım sorularımla Anne Bebek Dergisi olarak bizi, beni, nasıl karşılayacağının merakı ile kapısını çaldım Gökhan Gönül'ün... O da ne Gökhan Gönül henüz antrenmandan dönememiş. Antrenman bu uzayabilir diyerek röportajımıza eşi Hatice Hanım ile başladık. Tam aşk hikayelerini anlattığı vakit çalan zilin ucunda Gökhan Gönül olunca sohbetimize hem Hatice Hanım hem de Gökhan Bey ile devam ettik.

Evde, oğlu Baran ile koşturmalarının sahadaki antrenmanlardan daha yorucu olduğunu ama bu durumdan da çok mutlu olduğunu her fırsatta dile getiren bir baba.

Tedirgin konuşan biri aynı zamanda. Tedirginliği yanlış bir cümle kurma kaygısından dolayı. Çünkü iyi bir futbolcu olabilirsiniz ama iyi bir kişiliğiniz yoksa durum biraz karışır diyor. Her hareketinizle örnek olmanız gereken bir sürü kişi varken her istediğinizi konuşup, özgürce davranmamalısınız diye de ekliyor.


Sakin, kendi dünyasında mutlu, işine gidip gelen standart bir yaşam süren bir baba baktığınızda. Oğlu ile balık tutma hayalleri var büyüyünce mesela...

Kariyerindeki başarısından konuştuğumuzda da böbürlenme gibi bir durumu asla olmayan aksine daha bir mahcup konuşan ve "İnsanlara iyi bir örnek olabiliyorsam ne mutlu bana." diyerek bundan mutlu olan biri.

Tüm taraftarların kavgasız bir şekilde maçlara gelip, kendilerini desteklemesini isteyen ve hepsine teşekkür eden Gökhan Gönül'e ve eşi Hatice Hanım'a evlerinin kapılarını Anne Bebek Dergisi olarak bize açtıkları için teşekkür ederiz. Röportajımız Şubat sayımızda yayınlanacak.


20 Ocak 2014 Pazartesi

Niran Ünsal: Cesur, fedakar ve sorumluluk sahibi

Çocuklukla genç kızlık dönemi diye söylediğimiz bir yaşta yani henüz daha on yedi yaşındayken ilk kızını kucağına almış Niran Ünsal. Genç yaşta anne olmuş ama yanında annesi ve anneannesi de varmış. Onların deneyimlerinden, anaç ve korunaklı yapılarından dolayı ilk annelik sürecini kolay geçirmiş. Ardından iki kız daha dünyaya getiren Niran Hanım şu sıralar dördüncü bebeğine hamile, üstelik bu sefer bir erkek katılacak bu aileye. Klasikleşen cümleyi yani "Çocukta yaparım kariyerde"yi doğrulayan bir anne olan Niran Hanım'a "Bir avazda doğurun!" diyoruz.




15 Ocak 2014 Çarşamba

Film önerisi: Kadın İşi Banka Soygunu


Film 17 Ocak Cuma günü vizyonda... Basın gösteriminde filmi bugün izledim ve hemen sizleri de bilgilendirmek istedim. Meltem Cumbul, Özge Ulusoy, Esra Dermancıoğlu ve Filiz Ahmet’in başrollerini paylaştığı “Kadın İşi Banka Soygunu”; farklı nedenlerle kalbi kırılmış 4 kadının tek yürek olup hayatın üstesinden gelişini anlatıyor!

Meltem Cumbul yani Gülay; kocası tarafından tek göğsü alındığından terk edilen, bu yüzden annesinin evine 2,5 yaşındaki oğlu ile geri dönen, işleri ters gittiğinden dolayı atölyesi kapanan ve ne yapacağını bilemeyen biri. Filiz Ahmet yani Bilge; grubun erkek gibi kadın diye tabir edilen, korkusuz, ölmek var dönmek yok diyen kişisi. Özge Ulusoy yani Nihal; Gülay'ın kredi çektiği bankada çalışan yakın arkadaşlarından biri. Esra Dermancıoğlu yani Dürdane; bir aşk uğruna hiç olmayacak bir yerde bar açan, her gördüğüne kanan, kalbi saf bir karakter.

Bu dört kadının ortak yanı farklı nedenlerden dolayı hayal kırıklığına uğramış olmaları...

Başlarına ne geleceğini düşünmeksizin, hiçbir koşulda birbirini satmayan 4 kadının sırt sırta verdiği film; gerçek dostlara daha sıkı sarılmanın ne denli önemli olduğunu anlatırken, en zor şartlarda dahi gülecek bir şey bularak hayata tutunmanın önemini de seyirciye eğlenceli bir şekilde hatırlatıyor.

Çok gülmek, biraz nefes almak, dostluğunuzu sorgulamak ve kendinizi görmek isterseniz filme gidin derim. İlla gidin, mutlaka izleyin dememekle birlikte gitmeyin de demiyorum... Bu aralar gülmeye ihtiyacın varsa git, yoksa gitme. Çok net!

Filmden çıktığımda "Ay ne güldüm öyle." derken banka soygununun, bu dörtlünün alkol masasında kurduğu hayalin bize gösterildiğini düşünmüştüm ama öyle değilmiş. Meğer bu banka soygunu gerçekmiş. Sanki hayal olarak sunulsaydı daha iyi olurdu.

Filmde 4 kadının keyifle söylediği "Batsın bu dünya" şarkısı dilime dolandı bugün. Yeniden sevdim şarkıyı...

TAFF Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği, yönetmenliğini A. Taner Elhan’ın yaptığı, “Kadın İşi Banka Soygunu”nda Ferit Aktuğ, Erdal Cindoruk, Ayşen İnci, ve Gökçe Eyüboğlu da performansıyla göz doldururken; Sadi Celil Cengiz ve Murat Güven Akpınar konuk oyuncu, Ali Erkin Saltukoğlu ise çocuk oyuncu olarak izleyici karşısına çıkıyor.

14 Ocak 2014 Salı

Anne Bebek Çocuk Fuarı'nda buluşalım

Ajandanıza not alın 16-19 Ocak tarihleri arasında sizleri Anne Bebek Çocuk Fuarı için İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo Center'a davet ediyoruz.

Anne Bebek Dergisi olarak bu yıl 26.'sı düzenlenecek olan Anne Bebek Çocuk Fuarı'nda 3. Hall'de C133 numaralı standımızda sizleri bekliyor olacağız. Her yıl yaptığımız gibi fuara özel hediye paketlerimizi bu yılda sizler için hazırladık.

Hem benim facebook/aslihangunduzunblogu sayfamdan hem de facebook/annebebekdergisi sayfasından bizleri takip edebilirsiniz.


Dergimizin Ocak sayısında yer alan fuar ilanını göstererek fuara ücretsiz katılabilirsiniz.

Ben derginin Editör'ü olarak 4 gün boyunca standımızda sizleri bekliyor olacağım ekibimizle birlikte.

2 Ocak 2014 Perşembe

Anne Bebek Dergisi 157/Ocak Sayısı Bayilerde

Aralık ayının sonunda, İstanbul’un soğuk havasında gülümsemesiyle içimizi ısıtan bir afacan ile Murat Ege Unudulmaz ile stüdyoya girdik. Deniz-Hakan Unudulmaz çiftinin bu şirin afacanıyla saatler süren çekimlerimizin aksine yaklaşık yirmi dakikalık bir çekim gerçekleştirdik, çünkü Ege babasına sürekli pozlar veren bir bebekmiş. Bu da çekimde işimize yaradı ve biz Ege’nin en güzel pozunu hemen kadrajladık. Keyifli bir çekim için ailemize teşekkür eder, Murat Ege’ye de annesi ve babasıyla gülücüklerle dolu bir yaşam dileriz…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...