***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

28 Şubat 2013 Perşembe

İspanyol şarkıcı Monica Molina sahnedeydi...


Hayatımda ilk kez bir yabancı şarkıcıyı dinlemek için dün akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaydım.

Sürekli her tarafta çalınan hit şarkılar dışında yabancı şarkı/şarkıcılarla aram hiç yoktur. Nedeni yok, sevmiyorum… Neyse, gelelim bu konserin özelliğine…

Geçen sene bu zamanlar arkadaşım, “Bak sana ne dinleteceğim.” diyerek Monica Molina’yı açtı yolda giderken. Ben de “Aaa ben bunu biliyorum, Radyo Voyage şarkılarından” diye cevap verdiğim vakit anladımki ben yazı yazarken, iş yaparken Radyo Voyage’da Monica Molina’yı dinliyormuşum. İsmini o vakte kadar bilmiyordum tabi. Yağmur felaket yağıyordu, arabada trafikteydik ve İspanyol ezgileri çalıyordu…

O zamandan bu zamana kadar aralıklarla dinlediğim kişinin geçen günlerin birinde konserinin olacağını öğrendiğim vakit, iki bilet alarak arkadaşıma sürpriz yaptım. Ne de olsa o sever ve dinlerdi(k)!

Konserden müthiş zevk aldım, harikaydı, yine giderim dersem sizlere yalan söylemiş olurum. Radyoda çalan şarkılarını söylediğinde, sözlerine eşlik eder gibi salladığım başım, alkışladığım ellerim oldu ki bu anlar benim keyif aldığım zaman dilimleriydi. Zarif duruşu, yumuşak bir sesi vardı. Derdini anlatabilecek kadar ingilizcesi bir de bizlere “Merhaba, teşekkür ederim.” diyebilecek kadar Türkçe’si. Bir buçuk saate yakın sahnede kaldı ve ara vermedi. Piyano eşliğinde, çıplak sesle “Tanrım bu nasıl bir ses!” dedirten anları da oldu.

27 Şubat 2013 Çarşamba

Mehmet Erdem konserinden izlenimlerim


“Bir Harmanım Bu Akşam” şarkısı ile başlayan bir Mehmet Erdem konseri için hafta sonu Jolyy Joker İstanbul’daydım… 

Mehmet Erdem’le ilk, -belkide birçoğunuz gibi- ben de “Herkes Aynı Hayatta” şarkısı ile tanıştım. Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra da en doğru tabir bu olacak sanırım “Hakim Bey” şarkısı ile patlayınca “Aaa bu oymuş” cümlesini kurup, tüm şarkılarını dinlemeye başladım. Sonra bir daha bir daha  ve bir daha…

Saat geldi, Mehmet Erdem sahneye çıktı…
Dediğim gibi “Bir Harmanım Bu Akşam” şarkısı ile başladı ve peşpeşe hit şarkılarını söyledi. O sırada "Eee hepsini söyledi, ne kaldı geriye?" derken araya bir Yaşar, Neşet Ertaş şarkısı sıkıştırdı. Bir saat sahnede durduktan sonra “İmza günümüz vardı ve bugün bir konser daha verdik” diyerek yarım saatlik bir ara istedi. Bence çok çabuk oldu bu ara, gündüz olan aktiviteleri beni ilgilendirir mi, hayır! Belki de mekanın verdiği samimiyetten, kendisinin rahat duruşundan, dinleyici-şarkıcı ilişkisinin de samimiyetinden kuruldu bu cümle ama bahanesiz ara vermek daha iyi olurdu bence…

25 Şubat 2013 Pazartesi

Tiyatro önerisi: "Aşka 103 Adım"


Bilindik bir soru ama cevabın “evet ya da hayır” oylaması sürekli değişen bir konu üzerinden işlenen bir oyun "Aşka 103 Adım". Evlilik aşkı öldürür mü?

Oyun, daha ilk günden evli bir çiftin zedelenen hikayesini anlatıyor. Bu evli çiftin Cihangir’deki, çatı katındaki tek odalı evine çıkabilmeleri için 102 merdiveni geride bırakmaları gerekiyor. 103. basamağın önündeki kapının ardındaki evde, mutlu başlayan mutsuzluklarla devam eden bir ilişkiyi izliyor olacaksınız.

Büyük bir aşkla evlenen bir avukat ve bir sanatçı…

Balayına gidemeyen çiftin evlerinin 102 basamağın ardında olması, eşyalarının zamanında eve gelmemesi, evin buz gibi olması, çatının delik olması, telefonun sadece küçücük camın önünden çekiyor olması, küçük eve haddinden fazla kira parası verilmesi, düğün fotoğraflarını kumda çıplak ayak çekilmesine olumsuz tepki veren ve ilk günden bir dava alan, bu yüzden de çok çalışması gereken titiz bir koca, pilav yapmayı bilmeyen bir eş, ilk günden eve gelen kayınvalide, kendi evine giremediği için çatı katından evine geçmek isteyen denizci bir komşu…

21 Şubat 2013 Perşembe

Bu sefer Pril ile mutfakta harikalar yarattım

Nasılda abartı bir başlık oldu ama değil mi? Beni tanımayanlar için "Vaaay" dedirtecek türden, tanıyanlar içinse "yenilecek kadar lezzetli olmuştur" cümlesini kurdurtacak kadar iddialı...

Pril'in Doors Akademi'de düzenlediği Sevgililer Günü Lezzet Atölyesi'ne katıldım geçen haftalarda. Mutfağı olduğu gibi bırakıp çıkma olayından dolayı bayılıyorum ben bu tarz aktivitelere. Ardındaki bulaşıkları ardındaki düşünsün, alsın eline Pril'i yıkasın ama değil mi?

Doors Akademi'nin mutfağında yaptığımız menü tam da Sevgililer Günü'ne yakışır türdendi. Hamarat günümdeydim, çünkü; Aşk Bahçesi (Narlı cevizli afrodizyak salata), İtalyan Öpücüğü (Riso Nero Aşk Risottosu-fırınlanmış çeri domates, taze krema ve  taze baharat marinelei ızgara bonfile) ve Kalpten Kalbe (Reçelli, kalp şeklinde kurabiye) yaptım. Aslında yaptım demem yanlış bir ifade oldu, çünkü tüm lezzetleri Sevgili arkadaşım Pınar Eslek ile birlikte yaptık. Pınar Blogun'da tarifleri sizlerle paylaşacak, kendisini takibe alın.

Yaptıklarımızı afiyetle bizler için hazırlanmış, narlarla bezenmiş soframızda Pril'in yeni ürünü olan Yeni Pril Naréı" çok güzel yansıtmıştı. Aşk dolu bir günü her birimizie verilen özel güllerimizle keyifle bitirmiş olduk.

Not: Bulaşık işi benden daha fazla zamanını mutfakta geçiren annemin ama yanlış anlaşılmasın ben de mutfakta zamanımı geçirip kendisine yardım ediyorum tencere yıkamak dışında :=) Annemin mesajı: Pril kullanın! (Emir büyük yerden olunca yazmasam olmaz.)
 
Bu aktivite için Pril ile bizleri davet eden Med Partners'e sevgili Müge'ye teşekkür ederim.

18 Şubat 2013 Pazartesi

Kış gezisi: Kartepe, Maşukiye, Sapanca

Kartepe, Maşukiye, Sapanca gezisine gitmeyi düşünüp, sürekli erteleyenlerden ya da acaba internetten, indirimli sitelerden alsam keyifli olur mu diye düşünüp kararsız kalanlardansanız eğer, yazımı okuyun derim, çünkü ben sizin yerinize gittim, gezdim, gördüm ve fotoğrafladım.

En çok tercih ettiğim sitelerin başında gelen Groupon'dan iki kişilik bir tur alarak kendime doğa gezisi armağan ettim. Pazar günü de Beşiktaş Yıldız Camii önünde tam da denilen saatte yani sabah 07:30'da Kartepe'ye hareket ettik. Çok şanslı birgündeydik, trafiksiz, sakin ve güzel bir İstanbul sabahından yola çıkarak ortalama üç saat içinde ilk noktamıza vardık. Bu arada yolculuk sırasında da kahvaltımızı yaptık. (Araçta verilen sandviç, kek, meyve suyu/çay)

Kartepe'de rüzgar çok yoktu, hava soğuk değildi, dediğim gibi şanslıydık. İlk olarak teleferik turu ile başladık serbest zamanımızı değerlendirmeye. Ortalama on dakika süren bu teleferik turu muhteşem doğanın içinden sizi zirveye çıkarırken ve o bembeyaz ağaçların dallarına aşık aşık bakmanıza sebep olurken, kendinizi zirvede buluyorsunuz. Bol bol fotoğraf çekilmek için ideal bir tepe burası, içiniz üşürse sıcak bir şeylerde içebileceğiniz bir cafeside var üstelik. Tepenin tadını çıkardıktan sonra yine aynı şekilde döndük ve bu seferde kızak keyfimiz için kızakların kiralandığı alana geçtik ve çocuklar gibi eğlendik. Eğer kaymayı bilmeyenlerden ya da sevmeyenlerdenseniz üç saatten sonra burada sıkılabilir ve biran önce eve dönmek isteyebilirsiniz... Bu yüzden de böyle çok noktalı gezileri tercih edebilirsiniz.

14 Şubat 2013 Perşembe

"Niçin, neden?" sorularından kaçının!

"Evlenmeden önce ne kadarda güzeldi, elinde çiçeklerle beni karşılar, haftasonu planları yapar, sevgi sözcüklerini daha sık söylerdi ama evlendikten sonra işin büyüsü tamamen olmasada yok oldu" diyen anne adaylarımız ya da eşi ile ilişkisini daha canlı tutmak isteyen annelerimiz için Uzman Klinik Psikolog Elçin Orhan’dan eşinizle aranızdaki frekans yeniden nasıl yakalayabilirsinizi konuştuk. 


10 Şubat 2013 Pazar

Carousel Instyle Dergisi *Benim köşem


Şey, Pardon, Bakar mısınız?
Bu Sayfada Kalabilir misiniz?
Sizinle Tanışmak İsterim

Bundan böyle iki ayda bir yayınlanan ve Carousel AVM'de ücretsiz olarak dağıtılan Carousel Instyle Dergisi'nden de sizlere ulaşıyor olacağım. İlk yazım bir tanışma yazısı. Fotoğrafı yeni sekmede açarsanız eğer rahatlıkla okuyabilirsiniz, tabi okumak ve beni biraz daha yakından tanımak isterseniz.
Sevgiler...

6 Şubat 2013 Çarşamba

Bu saçlar moda

Uzun saçların ayrı, kısa saçların apayrı bir havası vardır ama onlara havayı katmak içinde bakımlar yapmalı, yüz şeklinize göre kesimleri tercih etmelisiniz. Yıllardır aynı saçı kullanıyorsanır değişen zamana sizde ayak uydurun ve yenilenin. Tamam diyenlerdenseniz, 2013'te yeni bir imaja ihtiyacınız varsa; 2013 kışının moda saçları size yardımcı olacaktır. Evoria.com, bütün kadınların kendi stilini bulabileceği 2013 kışı saç trendleri hakkında bilgiler veriyor.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Bu bacaklara bakılır

Birbirinden farklı çoraplarla bacaklarınızın çekiciliğini artırmak istemez misiniz? Mini eteğinize ya da elbisenize uyan bu çoraplardan hangisi sizin favoriniz? Desenli çorapları giymeyenlerden misiniz? Sevgililer Günü’ne özel hazırlandığınız o akşam için değişiklik yapmaya ne dersiniz?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...