***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

30 Ocak 2012 Pazartesi

Bennu Yıldırımlar: “Yeteri kadar anaç biriyim”

Şimdilerde “Umutsuz Ev Kadınları” dizisi ile evlerimize konuk olan Bennu Yıldrımlar ile Kuzguncukta buluştuk. Kendine özgü bir duruşu olan, kızıyla diyaloglarını hep anne-kız çerçevesinde ilerletmeye önem veren, oyuncu olmasaydı; arkeolog veya gazeteci gibi mesleklerden birini seçmeyi planlayan, kendini denemek için konservatuar sınavlarına giren ve ilk girişte kazandıktan sonra Şehir Tiyatroları ile çalışmalarına başlayan, diziler ile bilinirliliğini, başarısını duyuran kadın oyuncularımızdan biri kendisi. Yoğun bir tempo içinde, ailesiyle birlikte kahvaltı keyfi yapmaktan mutlu olan yani küçük mutlulukları ve anları değerlendirmeyi seven biri o.

24 Ocak 2012 Salı

Anne Bebek Fuarı sonrası aklımdakiler :)

Her yıl düzenlenen Anne Bebek Çocuk Fuarı’ndaydık bu yılda Anne Bebek Dergisi olarak. Sizlerle, okurlarımızla buluşuyor olmanın verdiği mutluluk çok güzel bir duygu. 

Çeşit çeşit hamile ile karşılaştım fuar boyunca. Hele bazı hamileler vardı ki sadece karınları büyümüş, bacaklarında hiçbir şişkinlik yok, bakımlı, hareketli... “Eğer ben de hamilelik sürecimde öyle olacaksam, hamile olabilirim” cümlesini geçirdim içimden ilk kez. İlk kez diyorum çünkü 2012 fuarına kadar her ne kadar sürekli; annelerle, bebeklerle, çocuklarla birlikte olsam da anne olmayı hiç aklımdan geçirmemiştim. Bu yıl -ki yaş almanın verdiği iç güdüsel bir olgu- ile sanırım böyle düşünceler geçti aklımdan.

Yolda gördüğü her bebeğe, “ay çok şirinmiş” cümlesini kuranlardan bile olmadım hiç. Hatta beni yakından tanıyan dostlarım, ilk Anne Bebek Dergisi’nde editörlük yaptığımı duyunca; “nasıl yani, sen ve çocuklar…” cümlesini kurmuşlardı. O zaman bende onlarla aramın bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum. Aramızdaki sinerjiyi özellikle kapak çekimlerimizde, stüdyoda onlarla iyi anlaşıyor olmamız sayesinde fark etmiş oldum…

Neyse dönelim fuara; hamilelik psikolojisine her üç anne adayından biri kesinlikle bürünmüştü diyebilirim. Eşler dergi alma konusunda istekli olurken anne adayları bu konuda daha çekimser davrandı, baba adayları en çok; “sen bilirsin hayatım” cümlesini kurdular. Ah bu loğusalık dönemi her şeyi yaptırıyor işte diyeyim bende.

Bu yazdıklarının sadece anlık duygular olduğunu söyleyen ben seneye fuarda görüşmek üzere der.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Fuarda abone olan herkese telsiz telefon hediye !!!

Anne Bebek Dergisi olarak bu yılda 22. Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı'ndayız. 19-22 Ocak, 10:00-19:30 saatleri arasında CNR'da Anne Bebek Dergisi ekibi olarak sizleri bekliyor olacağız. Üstelik 60 TL ödeyerek dergimize yıllık abone olan okurlarımıza da 150 TL değerindeki Gigaset Bebek Telsizli Ev Telefonunu hediye ediyor olacağız.Unutmadan, bu süper abonelik hediyesi sadece fuarda geçerlidir.

Fuarda görüşmek üzere...

 

13 Ocak 2012 Cuma

Çanta aşkına ayakkabı!


Muhteşem ikili diye adlandırmak gerek bu uyumlu çifti. Aynı renkte çanta ve ayakkabı uyumu size hem özenli bir hava hem de şık bir görünüm katar. Bu arada moda diye alakasız renkler kombinesine uymayın derim…


10 Ocak 2012 Salı

İspanya'dan, Ülker Hero Baby fabrika gezisinden notlarım

Sizlerin bebeklerine yedirdiği güvenilir mama markalarından biri olan Ülker Hero Baby’nin üretim yerlerini görmek ve sizlere de “güvenle bu mamaları alabilirsiniz” demek için İspanya-Murcia’daki AR-GE merkezine gittim aralık ayında. Daha çok sayıda bebeğin, sağlıklı beslenme ürünlerine ulaşabilmesi için uluslararası kalite standartlarında hazırladığı ürünleri doğru ve ulaşılır fiyat politikası ile siz annelerin yanında olduğunu söyleyen Ülker Hero Baby yetkilileri; sağlıklı beslenme ile sağlıklı hayatı desteklemeye devam edeceklerini belirttiler. Aslında durumu özetleyen çok güzel bir sloganları var: “Annesi onu dünyaya getirdi, biz ona dünyayı veriyoruz.” Ben gittim, gördüm ve sizlere aktardım. Seçimler ve tercihler sizlerin. Her zaman dediğimiz gibi ilk altı ay anne sütü veriyoruz mutlaka!

5 Ocak 2012 Perşembe

Anne Bebek Dergisi / Ocak 2012

Hem poz veririm hem de poz verdirtirim
Ve yine bu ay “mutlaka buda kapak olmalı” dediğimiz bir resim mailimize düştü. Sinem-Yakup Temizel çiftinin şirin kızı Melis resimlerden anladığım kadarıyla poz vermenin yanı sıra fotoğraf çekmeyi de çok seviyor. Baksanıza elinden makineyi hiç düşürmemiş. Bu şirin kızımıza bu karelerdeki gibi her zaman güleceği, mutlu olacağı bir yaşam diliyoruz.

3 Ocak 2012 Salı

“Buyurun efendim, hoş geldiniz. Siz 2012 olmalısınız!“


Her şeyin yeniden ama kaldığı yerden devam edeceği bir yıl daha yaklaştı… Olumlu ya da olumsuz deneyimlediğim, mutlu ya da mutsuz olduğum, tadını kaçırdığım ya da çıkardığım bir yılı geride bırakırken yine diliyorum ki hayatımda, yeni yılımda, bir yaş daha aldığım bu yılda; yine her şeyi yaşayayım, deneyimleyeyim. Gördükten, tadına baktıktan, anladıktan, sevdikten, üzüldükten, konuştuktan sonra kurayım cümlemi ve atayım kelimemin sonundaki “–mış” ekini. 


Yazma yeteneğimi hiç kaybetmeyeyim istiyorum ama içinde duygunun saklandığı haliyle olanını. 

İnanmadan “zamana” bırakmak istemiyorum mesela olabilitesi olan şeyleri…

Neyi, neden, niçin ve ne zaman istediğimi çok net biliyorum. Bu yıl sadece neyi, neden istediğimi bilmeyi ama ne zaman istediğimi bilmemeyi, hayatın bir sürpriz gibi önüme sunmasını istiyorum birde. 

Karmaşık olan ne varsa çözebilme gücümde olmalı, mutlu olmanın hazzına ulaşmanın verdiği huzurun yanında.

Dostlarımla, işimle, arkadaşlarımla, ailemle, sevdiğimle, sevdiklerimle hayattaki en değerlimiz olan “zaman”ımızı paylaşmaya devam edelim istiyorum, en kahkahalısından en ağlak anlarımıza kadar.

Planlı, programlı, gelecek kaygısı içinde olmalı elbette ama şapkanın içinden çıkan tavşan misali de renklenmeli hayatım(ız).

Çok beklenti umut kırıcı olabilir, az beklentilerle doldurmayı düşünüyorum bu yıl hayatımı belki –ki bir kadın belki diyorsa o kesinlikle evet demektir- umutlarım çoğalır kartopu yumağı gibi.

Hayat beni yönlendirirken benimde onu yönlendirme gücüm olsun istiyorum ki buna sonsuz inancım var bu yılda.

Görünmez ipliklerle bağlı olduğumuz insanlarla karşılaşalım istiyorum bazen.

“Çok şükür ki sağlıklıyım, sevdiklerim yanımda ve bir işim var!” cümlesini kuracağımız bir yıl beni, bizi bekliyor olsun istiyorum.

Kaçan; hiçbir şey yokken, bu kadar hızlı koşmasın istiyorum mesela. Neden kaçtığının bile farkına varmadan kaçanların yolu açık olsun tamam ama yine de bir durup düşünsün: “Neden, kimden kaçtım? Ya dinleseydim…” desin kendine.

Ben yine; Anne Bebek Dergisi’nden, Blog Dergisi’den ve Hobi Meydan Dergisi’nden sizlerle buluşmaya devam edeyim istiyorum yazdıklarımla… 

Bir şarkıda da dediği gibi “Hayat paylaşınca güzel!” paylaşacağımız, çoğalacağımız, iyisiyle kötüsüyle bize ait olan huzurlu ve de sağlıklı bir yıl olsun istiyorum hepimize.

Ben; yani Rüzgar, yani içindekileri hiçbir zaman içinde tutmayı beceremeyen, her zaman paylaşan Aslıhan; hayat sizden yana olsun der, en içteninden.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...