***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

26 Şubat 2012 Pazar

Hikaye(miz) başlasın dediğin anda bitti mi hiç?

Şimdi sana; esas oğlanla esas kızın bir hikayesini anlatacağım. İçinden istediğin cümleleri kendine uyarlama da özgürsün, kelimelerimin oluşturduğu cümleleri beğenirsen, istediğin gibi alabilir, kendi durumuna uyarlayabilirsin… Uzun ve de saçma sapan bir giriş yapmış olsam da okuduğunda daha detaylı bir hikayenin cümlelerinde yol aldığını göreceksin…


Şimdi sana; esas oğlanla esas kızın bir hikayesini anlatacağım. İçinden istediğin cümleleri kendine uyarlama da özgürsün, kelimelerimin oluşturduğu cümleleri beğenirsen, istediğin gibi alabilir, kendi durumuna uyarlayabilirsin… Uzun ve de saçma sapan bir giriş yapmış olsam da okuduğunda daha detaylı bir hikayenin cümlelerinde yol aldığını göreceksin…
                                   
Hikaye(miz) başlasın dediğin anda bitti mi hiç? Duyduğum bir olayı anlatacağım sana. Soruyu tekrar yöneltiyorum: “Hikaye(miz) başlasın dediğin anda bitti mi hiç?”

O; “Evet!” dedi. Sonra başladı anlatmaya…

Esas oğlanda, esas kız da aynı anda aynı şeyleri hissetmişler, yani bir ilişkinin başlamasındaki en önemli şeyle adım atmışlar birbirlerine… Öyle naz niyaz da yapmamışlar. Bi yerlerde oturup bir şeyler içmişler, sohbet etmişler, açıkça hislerini dile getirmişler, sohbet güzelce akıp gitmiş, sıcak saleplerine eşlik etmiş. Her şey olurundaymış yani. İkinci buluşma planları yapılmış, yine oturulmuş sohbet edilmiş bu sefer bir kilit nokta girmiş araya. Çözülemeyecek meselemiymiş, bence çözülebilir bir sorun ama onlara göre değilmiş. Dini inanışları, artma yolunda olan duygularını durdurmak için sorun olarak ortaya çıkmış… Esas kız orta yol bulunur düşüncesi içinde hisleriyle hareket ederken, esas oğlandan bir telefon gelmiş ve “dünden beri düşünüyorum, sana karşı duygularım ortada ama…” esas kız tamam demiş. Demiş demesine de kırılmış tabi… Sonra uzun uzun düşünmüş, düşünmekle bir sonuca varamamış, hiç insan ayırmamış çünkü, bu yüzden de demek istediğini anlayamamış, algılayamamış, akıllı bir kız olmasına rağmen anlamlandıramamış işte bu şok telefonla gelen cümleleri…

Kafasında yormuş, yorumlamış… İşin içinden çıkamamış, hislenmiş, kırılmış, ben de bundan sonra diye başlayan cümleler kurmuş. Belki de haklı demiş, yok ya saçmalıyorsun demiş kendine… İç savaş hali denilen durumu yaşamış yani. Akışında gitseydi eğer düşünceler törpülenip, orta yol bulunurdu illaki ama onlar “bulunamaz”ı tercih ettikleri için aralarındaki kıvılcımı, aleve dönüştürmeden, yani yolun başındayken yol ayrımına gelmeyi tercih etmişler…

Esas oğlanın durumu ve de düşüncesi şu an bilinmiyor, merak konusu…

Esas kız mı?
Uzun zamandan sonra yine kırılan olmayı başarmış,
Ben de diye başlayan cümleler kurmuş,
Ya devam etseydi, kendiliğinden biter miydi yoksa çok daha mutlu olur muyduk diye düşüncelere dalmış,
Ooo daha neler neler…

Esas kıza notum: Ben de buyum de ve çek git yoluna!

Esas oğlana notum: Yürümeden, ne kadar yorulacağını bilemezsin. Belki ilk adımda nefesin kesilecekti belki de bu yol nefesini açacaktı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...