***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

20 Nisan 2017 Perşembe

Şehir önerisi: Gaziantep *Anne Bebek Dergisi/196 Nisan Sayısı

Acaba bu hafta sonu nereye gitsek?” sorunuzun cevabını vermede size yardımcı olmak isterim. Bence “Gaziantep”e gidin. Şehrin içinde bir yerden bir yere gitmek de bir saat İstanbul’dan Gaziantep’e uçmak da bir saat. İşte bu düşünce ile mart ayı içerisinde mini bir kültür turu yaptım. Bey Mahallesi ile başlayıp, Zeugma Müzesi ile bitirdiğim gezimin sonunda şehrime; Doğu’nun Paris’i olarak adlandırılan Gaziantep’in lezzetli kebaplarını, o meşhur Beryan Çorbası’nı -ki yakın bir zamanda coğrafi işaretini de almış-, tadı damağımda kalan Fıstıklı Katmer’inin lezzeti ile döndüm. Şimdi Gaziantep zamanı diyoruz, çünkü ülkemin her köşesi keşfe değer. Oralara kadar gitmişken Merzimen Çayı ile Fırat Nehri’nin birleştiği, dik kayalarla örtülü bir tepe üzerinde olan Rumkale’de tekne turu yapmadan sakın ha dönmeyin. Sular altında kalan bu şehir sizi acayip etkileyecek. Bir de tamam baklavasını alıp geleceksiniz ama salçasını, kırmızı biberini ve fıstığını da alın.



7 Nisan 2017 Cuma

Zeynep Beşerler röportaj notları *Anne Bebek Dergisi 196/Nisan Sayısı


Nisan Anne Bebek Dergisi’nin kapağı için evine misafir olduğumuz isim sevgili Zeynep Beşerler oldu. Yalnızca on beş dakikada kapak çekimini tamamlamak sizce mümkün mü? Değil mi? “Ah canım ya söz konusu Kerem bebekse at çöpe bu düşünceyi.” diyorum. Kerem kim mi? Kapak konuğumuz Zeynep Beşerler’in prensi. Çekimimiz için anlaştığımız gün ve saatte çalıyoruz Zeynep Hanım’ın kapısını. Güzel gülüşü ile karşılıyor bizi. Arkasında da Kerem bize tebessüm ediyor. Tabi o sırada Kerem’in bize bu kadar hızlı poz vereceğini düşünemediğimizden en sevdiğimiz Trendyol elbisesi ile başlayalım diyoruz çekime. Olur da mızıklanırsa, uykusu gelirse, poz vermek istemezse -ki bilirsiniz bebeklerin inatları çok fenadır- diye denklanşöre bastı sevgili Şahver Koçulu. İlk kare kapak pozu okeydir dedik. Durum böyle olunca Trendyol’dan aldığımız üç elbiseyi de Zeynep Hanım’a giydirdik. Anne oğul keyifli pozlar verdikten sonra da başladık röportaja. Neler mi konuştuk? O kendinden emin biri, o rahat bir anne, o iyi bir misafirperver, o karşısınndaki kişiye özel olduğunu hissettiren biri ve o iyi ki tanışmışız, iyi ki de kapağımızda taşımışız dediğimiz Zeynep Beşerler. Röportaj bayilerdeki sayımızda… Okuyunuz, okutunuz. Selam olsun tüm okurlarımıza….

31 Mart 2017 Cuma

Aslı Tandoğan Röportajım *Anne Bebek Dergisi 194/Mart Sayısı

Dergimiz baskıya gitmeden bir gün önce buluşuyoruz Aslı Tandoğan ile. Anlaştığımız saatte geliyor çekimi yapacağımız The Grand Tarabya Oteli’ne. Oğlu Atlas ile birlikte o kadar güzel bir enerji ile içeri giriyor ki kapağın kötü olmasının en ufacık bir ihtimali bile kalmıyor. Çekimlerimiz sırasında işimize yarar diye Atlas’ın günde üç dört saat başında olduğu baterisini ve bir de ukulelesini yanına almayı da ihmal etmemiş üstelik. Yani prodüksiyon kısmında bizden daha hazırlıklıydı desek abartmış olmayız. Üstelik bi o kadarda özenliydi. Dört saate yakın birlikte vakit geçirdik, bir şey yer misiniz diye sormasak hiç söyleyeceği yok. Kıyaslama pek doğru olmayacak belki ama “Sebastiyan getir” modunda dolaşan isimlerimizden değil. O; güzel kareler çıksın diye oğlu ile birlikte gülümsemekten hiç sıkılmayan, duyarlı, anlayışlı, orta yolu bulan, sevecen, naif duruşlu ve bizden biri. Röportajımızı okuduğunuzda siz de bunlardan fazlasını söyleyeceksiniz eminim. Tüm çekim boyunca bize harika pozlar veren Atlas’a ve güzel annemiz Aslı Tandoğan’a teşekkür ediyoruz. 


16 Mart 2017 Perşembe

Aslı Tandoğan röportaj notları *Anne Bebek Dergisi 195/Mart Sayısı

Dergimiz baskıya gitmeden bir gün önce buluşuyoruz Aslı Tandoğan ile. Anlaştığımız saatte geliyor çekimi yapacağımız The Grand Tarabya Oteli’ne. Oğlu Atlas ile birlikte o kadar güzel bir enerji ile içeri giriyor ki kapağın kötü olmasının en ufacık bir ihtimali bile kalmıyor. Çekimlerimiz sırasında işimize yarar diye Atlas’ın günde üç dört saat başında olduğu baterisini ve bir de ukulelesini yanına almayı da ihmal etmiyor üstelik. Yani prodüksiyon kısmında bizden daha hazırlıklıydı desek abartmış olmayız. Dört saate yakın birlikte vakit geçirdik, bir şey yer misiniz diye sormasak hiç söyleyeceği yok. Kıyaslama pek doğru olmayacak belki ama “Sebastiyan getir” modunda dolaşan isimlerimizden değil. O; güzel kareler çıksın diye oğlu ile birlikte gülümsemekten hiç sıkılmayan, duyarlı, anlayışlı, orta yolu bulan, sevecen, naif duruşlu ve bizden biri. Röportajımızı okuduğunuzda siz de bunlardan fazlasını söyleyeceksiniz eminim. Tüm çekim boyunca bize harika pozlar veren Atlas’a ve güzel annemiz Aslı Tandoğan’a teşekkür ediyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...